Agt Hukuk

Almanya ve Türkiye'de Miras Hukuku

Miras bırakanın veya mirasın birbirinden farklı hukuk sistemlerine tabi olduğu durumların çözümü; miras hukukuna özgü hukuki bilgi gerektirmektedir. AGT Hukuk Bürosu olarak; yabancılık unsuru taşıyan karmaşık nitelikteki bu miras davalarını; uzun yıllara dayanan tecrübemiz, uluslararası yetki ve yabancı dillerdeki çalışmalarımız ile çözümlemekteyiz. 

Aşağıdaki koşulların varlığı halinde; 
-    Miras bırakan Türk Vatandaşı ise ve bu kişinin Türkiye’de ve/veya Almanya’da banka varlıkları / Türkiye’de gayrimenkulü varsa,
-    Türk Vatandaşı olmayan miras bırakanın Türkiye’de mülkü varsa; 
Türk miras hukuku uygulanmaktadır. 

Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) almaktan başlayarak; taşınmaz ve taşınır mal varlığının mirasçılar üzerine geçirilmesi, paylaştırılması, satılması ve hesaba paraların geçmesi dahil olmak üzere Belediye, Tapu Dairesi; Bankalar, Vergi Dairesi gibi kurumlardaki her türlü hukuki işlem müvekkilimiz adına yapılmaktadır.

Hukuk Büromuzca “Miras hukuku” alanında verilen başlıca hizmetler; 

-    Türk Hukukuna göre vasiyetname ve miras sözleşmelerinin hazırlanması ve 
-    Mirasçılık belgesinin (veraset ilamının) alınması
-    Almanya’dan alınan mirasçılık belgesinin Türkiye’de tanınması davasının takibi
-    Miras bırakan kişinin hak ve alacakları ile borçlarının neler olduğuna ilişkin tereke (mirasın) tespit davasının takibi
-    Mirasın reddi davasının takibi
-    Mirasçıların kimliklerinin araştırılması 
-    Miras bırakana ait olabilecek gayrimenkullere ilişkin araştırmalar yapılması, tapu belgelerinin temin edilmesi
-    Uzman kişilerle çalışılarak gayrimenkullerin değerinin tespit edilmesi
-    Miras bırakan kişiye ait banka hesaplarının kontrolünün yapılması 
-    Mirasın mirasçılar arasında; Alman ve/veya Türk Kanunlarına uygun olarak  paylaştırılmasına ilişkin işlemlerin yapılması
-    Tapu dairesindeki kayıt, silme, değişiklik, düzeltme gibi tüm işlemlerin yapılması 
-    Anlaşmazlıkları çözmek için arabuluculuk sürecinin uygulanması
-    Mirasa ilişkin iptal ve muvazaa davalarının takibi
-    İzaleyi şüyu (ortaklığın giderilmesi) davalarının ve icrai aşamasının takibi  
-    Herhangi bir hak kaybına engel olabilmek açısından haciz ve tedbirlerinin uygulanması
-    Mirasçıların veraset ve intikal beyannamesine ilişkin işlemlerinin takibi 

Noter tasdikli bir vekaletname ile; Türkiye’ye gelmeye gerek kalmadan tüm bu konular müvekkillerimizin adına takip edilerek, sonuçlandırılabilmektedir. 

Türk Miras Hukukunun Temelleri 

Uluslararası unsur içeren miras işlemlerinde hangi hukukun geçerli olduğunu ve hangi ülkenin yargı yetkisine sahip olduğunun kontrol edilmesi gerekmektedir. 

Bir Alman vatandaşının Türkiye’de olan terekesine veya bir Türk vatandaşının Almanya’da olan terekesine istinaden hangi hukukun uygulanacağı ise; iki devlet arasında 28 Mayıs 1929 yılında imzalanan Konsolosluk Anlaşması ile düzenlenmiştir. 

Türk miras hukuku, Alman miras hukukuyla paralellik göstermektedir. Alman hukukunda olduğu gibi, Tük hukukuna göre de miras bırakanın mirası, ölümü akabinde herhangi bir yasal işleme gerek olmaksızın mirasçılarına geçer. Ancak resmi makamlarda işlem yapabilmek, örneğin vergi yatırmak veya bankadan para çekmek gibi işlemlerde kullanmak üzere mirasçılık statünüzün kanıtı olarak mirasçılık belgesinin (veraset ilamının) alınması gerekmektedir. Mirasçılık belgesinin düzenlenmesi artık noterlerden de yapılabilmekte olup; nüfus kayıtlarında problem olan kişiler için ise sulh hukuk mahkemesine başvurulması gereklidir. 

Miras; bir bütün olarak yani hem alacak hem borçları ile tüm mirasçılara geçer. 
Murisin borçları sebebiyle mirasın reddedilmesi talep edilirse, yasal süresi içinde Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvuruda bulunmak gereklidir. 

Ayrıca mirasın reddi hakkına sahip olan herkes, miras bırakanın terekesinin ne olduğunu tespit ettirmek için de mahkemeye başvurabilir. Mahkeme ayrıca, terekedeki malları korumak için, tereke mallarının mühürlenmesi gibi geçici tedbirler de alabilir. Bölünemeyen taşınmazların satışı ise izaleyi şüyu (ortaklığın giderilmesi) yoluyla sağlanabilir.  

Türkiye veya Almanya’da Vasiyetname veya Miras Sözleşmesi

Türk Hukuku’nda el yazısı ile vasiyetname, resmi vasiyetname ve sözlü vasiyetname olmak üzere üç farklı türde vasiyetname vardır. Bu vasiyetnamelerin geçerli olabilmesi için; Türk Medeni Kanunu’nda aranılan şartlara uygun olarak hazırlanması gereklidir. 

5 Ekim 1961 tarihinde Lahey’de düzenlenen “Vasiyet Tasarruflarının Biçimine İlişkin Kanun Uyuşmazlıkları Konusunda Sözleşme”de vasiyetnamenin hangi ülke hukukuna göre yapılmış ise, diğer ülke tarafından da geçerli kabul edileceği belirlenmiştir.

Miras sözleşmesi ise, miras bırakan kişi ile mirasçı arasında yapılan bir sözleşme olup; usulen geçerliliği sözleşmenin yapıldığı yer hukukuna veya murisin bağlı olduğu hukuka göre belirlenmektedir.